Mahallenin adı, eskiden kurulan bölge pazarının bu mahallede olması sebebiyle Pazar mahallesi olmuştur.

Mahallenin tarihi Kızılcahamam Tarihinden de eskidir. Eski bir yerleşim bölgesi olan Pazar, Hititler başta olmak üzere birçok Anadolu medeniyetinin önemli yerleşim birimlerinden biri olmuştur. Selçuklu döneminde çıkan iç çatışmalar esnasında mahallenin demografik yapısı tamamen değişmiştir. Bu tarihten itibaren bölgeye yoğun olarak Çiğil Türkleri yerleşmişlerdir. “Çıtak” ya da “çiti ak” yani beyaz çitli sözü Çiğil Türklerinden kaynaklanmaktadır. Çiğil Türkleri, Ankara Savaşı esnasında Timur’un otağında dikili duran Çiğil tuğlarını görünce, birçok oğuz boyu ile birlikte savaş esnasında Timur’un ordusuna katılmıştır. Daha sonra yaşanan fetret döneminde Timur’un desteğini alan bu Türkmenler bölgeyi büyük bir ticaret merkezi haline getirmişlerdir. Bölgede kurulan pazara uzak yerleşim bölgelerinden tüccarlar gelmişlerdir. Bu dönemde bölgeye kıpçak yerleşimlerinin başladığı görülmektedir. Sarışın yeşil gözlü bu Türkmenler, kuzeydeki boy ve aşiret çatışmalarından uzaklaşmak ve kendilerine yeni meralar bulmak amacıyla bölgeye yerleşmişlerdir. Bununla birlikte yine Osmanlı döneminde nüfusun bir bölümü Osmanlı İskan politikaları dolayısıyla Rumeliye taşınmıştır. Osmanlı İmparatorluğu için Pazar önemli bir yerleşim bölgesidir. Taycılık, hayvancılık ve tarım bölgenin o dönemdeki yoğun uğraşları arasındadır. Hacı Turhasan Bey ‘in önderliğini yaptığı Durhasanoğulları beyliği bu bölgede hüküm sürmüştür. Bölge Osmanlı Rus savaşı döneminde Tatar göçü almıştır. Yaklaşık 10 hane olan bu Tatarlar bölgeye yakın köylere yerleştirilmişlerdir.

Dünya Savaşı esnasında mahalle nüfusunun büyük bir kısmı cephede savaş esnasında şehit düşmüştür. Bu dönemin ardından yine Millî Mücadele yıllarında da geride kalan yetişkin erkek nüfus cepheye taşınmıştır. Cumhuriyet’in kurulması ile birlikte mahalle nüfusu yeniden artış göstermeye başlamış, lakin Kızılcahamam’ın merkez olarak belirlenmesinin ardından Köy nüfusu başta Ankara olmak üzere çevre yerleşim birimlerine göç etme eğilimi göstermiştir.

Kızılcahamam’dan daha eski bir yerleşim birimi olan Pazar’da Camiiye dönüştürülmüş Ermeni kilisesi, Ermeni ve Rumlara ( Romalılara ) ait mezar kalıntıları, Selçuklu döneminde ait çeşitli kalıntılar bulunmaktadır.

Höşmerim tatlısı bu yöreden çıkmıştır. Kızartılmış hamur üzerine toz şeker dökülerek servis edilen bir tatlıdır.

Köy nüfusunun büyük bir oranı okur-yazardır.

Mahallenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı olmakla beraber, köye yapılan köklü yatırımlar, yine Ankara ilin de çalışmakta olan Pazar köylüleri tarafından yapılmaktadır.

TARİHİ YERLERİMİZ

Pazar Köyü – Aşağı Camii

Caminin kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Kapı kemerinin üzerindeki kartuş içinde yatay dikdörtgen mermer orijinal onarıma ait olabilecek kitabede 1872–1873 tarihi yer almaktadır. Düz bir arsa üzerine inşa edilmiş olan boyuna dikdörtgen planlı, ahşap tavanlı, kırma çatılı üstü kiremit örtülüdür. Kapının kilit taşında da 1962 yılında tamir edildiği yazılıdır. Beden duvarları gri, kahverengi renkte kesme taş, kaba yonu taş ile örgülüdür. Duvar kalınlığı 85 cm dir. Batı duvarının kuzey kenarında geniş olarak sivri kemerli, sağır, derin olmayan bir niş dikkati çekmektedir. Camiye kuzey cephesinin ortasındaki yuvarlak kemerli taş söveli kapıdan girilmektedir Ahşap tavan hafif çökertmeli yapılmış olup merkezde yuvarlak şualardan oluşan dairesel göbeği, köşelerde çeyrek göbekler yer alır. Dikdörtgen formlu mihrabı 1990 yıllarda yenilenmiş olup mermer kaplama olarak yapılmıştır. Ahşap minberi de yakın yıllarda yapılmıştır. Kuzeybatı köşede orijinal minaresi yer almakta olup taş kaideli, üçgenlerden oluşan tuğla pabuçtan, silindirik tuğla gövdeye geçilmektedir. Şerefe altı üç sıra kirpi saçaklıdır.

 

Pazar Köyü – Hacı Ali Camii

Cami kitabesine göre 1902–1904 tarihinde inşa edilmiştir. Kareye yakın planlı ve kubbeli yapının beden duvarları düzgün kesme taştır. Duvar örgüsü açık renkte kesme taş örgülüdür. Sekizgen kasnak üzerindeki kubbesi kurşun kaplıdır. Kubbe kasnağında, köşeler ve ortalarda birer payanda kulesi bulunmaktadır. Altlı üstlü olmak üzere yanlarda üçer, ön ve arkada ikişer penceresi olup alttakiler büyük, üsttekiler küçüktür. Caminin minaresi batı cephesinin kuzey tarafındadır. Kuzey cephenin ortasındaki kemerli kapısı açık ve koyu renkli taşlardan yapılmış olup üzeri kabartmalı kilit taşlıdır. Harimin kuzeyinde ahşap kadınlar mahfeli vardır. Kubbeye köşe tromplarıyla geçilmektedir. Yuvarlak nişli mihrabın çevresini silmeler dönmüş olup taç kısmında üçgen alınlıkla sonlanmaktadır. Kapı portalının iki yanında iki adet yarım silindirik sütünce yer almaktadır. Bu sütuncelerin altta silmeli kaideleri, üstte silmeli başlıkları vardır. Camiyi yaptıran Hacı Ali Efendi’nin (Ölüm: 1330 H./1914 M.) mezarı minare kaidesinin hemen önünde yer almaktadır. Cami, 2007 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce onarılmıştır.